Nurullah Berk'in 1935'teki bu eseri, konstrüktivizmin Türkiye'deki ilk örneklerindendir. Endüstriyel estetik ve geometrik sadelik öne çıkar. Bauhaus ilkelerinin yerel bir yorumu görülür. Eserin ütopik modernizm vizyonu dönemin ruhunu yansıtır. Cumhuriyet sanatının avangart yüzüdür.