Mehmet Güleryüz'ün 1995'teki bu eseri, insan figürünü sıradışı bir dille yorumlar. Çarpık formlar ve yoğun ifadeler psikolojik derinlik yaratır. Renk kullanımı ekspresiftir ama kontrollüdür. Toplumsal gerçeklikle bireysel varoluş arasındaki gerilim hissedilir.