Fikret Mualla'nın gündelik yaşamı bir şölen gibi betimlediği bu eser, sokak satıcılarını, gezginleri ve sıradan insanları özgür fırça darbeleriyle yakalar. Her figür, küçük bir hikaye anlatır. Sanatçının sade insanlara olan derin sevgisini yansıtır.
Mualla'nın tabloları, akademik kurallara aldırmayan bir özgürlük taşır. Perspektif yok, gölge-ışık kuralları yok - sadece saf duygu var. Bu tablo, Paris sokaklarında gördüğü sahnelerin bir kolajı gibi. İnsanlar birbirine değer, renkler karışır, ama bu kaos içinde bir düzen var. Sanatçı, yoksulluğu romantize etmez ama yaşamın güzelliğini her koşulda bulur. İstanbul Modern'deki bu eser, Mualla'nın en olgun dönem çalışmalarındandır.