Calder'in asılı kinetik heykeli - 'mobile' geleneğinin başlangıcı. Tel ve metal parçalar havada dengede durur, hafif rüzgarla dans eder. Hareket eden heykel fikrinin devrimci uygulaması. Sanatın zamanla buluşması.
1939'da Calder, heykelin durağan olması gerektiği fikrine isyan etti. Mondrian'ın atölyesini ziyaret ettiğinde, duvardaki renkli kareler görünce 'Bunlar hareket etse ne kadar güzel olur!' demişti. Böylece 'mobile'lar doğdu. Lobster Trap, bu serinin erken örneklerinden. Isımar tuzağı ve balık - ama tamamen soyut formlar. Calder, fizik mühendisi olarak denge ve ağırlık merkezini mükemmel hesaplardı. Her parça, diğerlerinin hareketini etkiler. Duchamp bu eserleri görünce, 'mobile' ismini verdi - hem 'hareket eden' hem 'motif' anlamına geliyor Fransızca'da.