Pollock'un damlatma tekniğinin zirve örneklerinden. Tuval yere serilmiş, boya dökülerek katmanlar oluşturulmuş. Siyah, beyaz ve alüminyum renklerin kaotik dansı. Soyut dışavurumculuğun en saf hali, kontrolsüz gibi görünen ama aslında hesaplı bir koreografi.
1948 yazında Long Island'daki ahır stüdyosunda, Pollock yeni bir teknik deniyordu. Fırçayı tuvale değdirmeden, havada salıyordu. Life dergisi onu 'Amerika'nın en büyük yaşayan ressamı mı?' başlığıyla kapağa taşıdı. Bu eser o dönemin başyapıtlarından. İlginçtir ki, Pollock eserlerini asla rastgele yapmadı - her hareket bilinçliydi. Dans eder gibi resim yapardı.