Turner'ın modern çağı kutlayan bu eseri, Great Western Railway'in trenini sis ve yağmur altında gösterir. Endüstriyel devrimin gücü ve romantizmi, neredeyse soyut fırça darbeleriyle birleşir. Geçmiş ve gelecek arasındaki geçişin şiirsel bir ifadesidir.
1844'te yeni açılan Great Western Railway hattını gören Turner, hızın ve ilerlemenin büyüsüne kapıldı. Tabloda, tren köprüden geçerken neredeyse hayalet gibi görünür. Sol altta bir tavşanın trenin önünde kaçtığı söylenir - doğa ve makinenin yarışı. Sanatçı, teknolojiyi korku değil hayranlıkla betimler. Bu eser, Empresyonizmin ışık ve hareket denemelerine öncülük eder.