Daireler Kandinsky için en mükemmel formdu. Bu kompozisyonda farklı boyut ve renklerdeki daireler, evrenin kozmik dansını simgeler. Siyah zemin, sonsuz boşluğu temsil eder.
1926'da Kandinsky Bauhaus'ta ders veriyordu. Öğrencilerine 'Daire en spiritüel formdur, başlangıcı ve sonu yoktur' öğretiyordu. Bu eseri yaratırken, her daireyi ayrı ayrı düşündü - sanki gezegenler gibi. 'Büyük daire güneş, küçük olanlar onun etrafında dönen dünyalar' derdi. Geceleyin gökyüzünü seyretmeyi severdi. Bir öğrencisi hatırlıyor: 'Kandinsky yıldızlara bakarken ağlıyordu, çok mutluydu.' Bu tablo onun kozmik vizyonunun en saf halidir.