Üç parçadan oluşan monumental kompozisyon. Her parça bağımsız ama birlikte anlamlı. Moore'un boşluk ve kütle dengesini mükemmelleştirdiği eser. Açık hava sergilemesi için tasarlanmış, doğa ile diyaloğa giren heykel.
1964'te Moore, çok parçalı heykelleri keşfetmişti. Neden her şey tek blok olsun ki? Parçalar, izleyiciye farklı bakış açıları sunuyor. Bir yürüyüş parkuru gibi, etrafında dolaşıp farklı kompozisyonlar görüyorsunuz. Bu heykel, Toronto'da bir plazaya yerleştirildi ve kentsel çevreyle muhteşem bir diyalog kurdu. Moore, heykelin gökyüzü, ağaçlar ve binalarla nasıl etkileşime girdiğini önceden planlıyordu. Sanat galerisi değil, insanların yaşadığı alanlar onun tuvaliydi.