Yürüyen Adam

Giacometti'nin en ikonik bronz heykeli. İnanılmaz ince, uzun figür - sanki varoluşun kendisi yürüyor. İnsan yalnızlığının ve kırılganlığının şiirsel ifadesi. Savaş sonrası Varoluşçuluk'un üç boyutlu manifestosu.
1960'ta Giacometti, otuzlu yaşlarından beri aradığı formu sonunda buldu. Figürü o kadar inceltmişti ki, neredeyse yok oluyordu. 'İnsanı olduğu gibi görmek istiyorum' derdi - ama gördüğü buydu: uçsuz bucaksız boşlukta kaybolmuş, yalnız bir varlık. Sartre filozof, bu heykelleri görünce 'İnsanın özü budur!' dedi. Giacometti atölyesinde yıllarca aynı modelle çalışmıştı, her seferinde heykeli imha edip baştan yapardı. Walking Man, bu obsesyonun doruk noktası. Heykel o kadar narin ki, kırılacak gibi durur - tıpkı insan hayatı gibi.