Aztek tapınakları üzerine kurulan Mexico City, Antik Amerika'nın görkemini çağdaş Latin yaratıcılığıyla buluşturan devasa bir kültür metropolüdür. Zocalo Meydanı'ndan Templo Mayor'un piramitlerine, Frida Kahlo'nun Mavi Evi'nden Diego Rivera'nın murallerine kadar şehir, acı ve tutkuyu sanata dönüştürür. Chapultepec Parkı'ndaki Antropoloji Müzesi dünya çapında, Palacio de Bellas Artes'in Art Deco görkemi nefes kesici, Roma-Condesa'nın bağımsız galerileri provoke edici. Día de los Muertos şenliklerinde ölüm sanatlaşırken, Coyoacan'ın kolonyal sokaklarında sürrealizm yaşarken, Teotihuacan'ın piramitlerinde tarih konuşurken Mexico City, Mezo-Amerika'nın en canlı sanat sahnesini sunar.