Soyut Ekspresyonizm

Soyut Ekspresyonizm
İkinci Dünya Savaşı sonrası New York'ta patlak veren Soyut Ekspresyonizm, sanat dünyasının merkezini Paris'ten Amerika'ya taşıdı. Jackson Pollock'un damla tekniği, Mark Rothko'nun dev renk alanları, Willem de Kooning'in vahşi fırça vuruşları ve Barnett Newman'ın yalın çizgileri, resmi nesne olmaktan çıkarıp saf duyguya dönüştürdü. 'Aksiyon resmi' ile 'renk alanı resmi' kolları, farklı yaklaşımlarla aynı özgürlük arayışını paylaştılar. Dev tuval boyutları ve spontane yaratım süreci, sanatçıyı kahramana, atölyeyi performans alanına çevirdi.