1919'da Walter Gropius'un Weimar'da kurduğu Bauhaus okulu, sanat ve endüstriyi buluşturarak modern tasarımın DNA'sını oluşturdu. 'Form fonksiyonu izler' ilkesiyle, süslemeyi reddedip sadelik ve işlevselliğe yöneldiler. Paul Klee ve Wassily Kandinsky'nin renk teorileri, Marcel Breuer'in çelik mobilyaları, László Moholy-Nagy'nin tipografi deneyleri ve Marianne Brandt'ın metal işleri, sanat ve zanaatı demokratikleştirdi. 1933'te Naziler tarafından kapatılsa da, Bauhaus'un minimalist estetiği ve 'toplam sanat eseri' vizyonu, günümüz tasarım dünyasına hâlâ ilham veriyor.