Nuri İyem'in toplumsal gerçekçilik anlayışıyla yaptığı bu eser, Anadolu halkının sade ve onurlu yaşamını betimler. Toprak tonları ve güçlü figürler, emekçi insanın hayatını yüceltir. Türk resminde sosyal konuların ele alınışının önemli örneklerindendir.
Nuri İyem, 1960'ların Türkiye'sinde sosyal adaletsizliklere karşı sanatını bir silah olarak kullandı. Bu tabloda, köylüler ve işçiler kahramanlaştırılır. Yüzlerdeki ifadeler, zorluklara rağmen süren bir onurdur. Sanatçı, sol görüşlü bir entelektüel olarak, halkın hikayesini anlatmayı görev bildi. İstanbul Modern koleksiyonundaki bu eser, 1970'lerin sosyal gerçekçi akımının başyapıtlarındandır.